Derneğimizin değerli üyeleri, hayvanlara sevgisi olan siz değerli Bandırmalı hemşehrilerim.
1999 yılında güç koşullarda kurulmuş olan “Bandırma Güvercin Türleri Geliştirme ve Kültür Derneğimiz.” Üyelerimizin ve siz değerli Bandırmalı hemşehrilerimizin desteği ile kurulduğu tarihten beri, bin bir çabalarla günümüze kadar geldik.
Güvercinlere ve diğer hayvanlara sevgisi olan üyelerimiz ve siz bandırmalılar derneğimize üye olarak yöremizin Güvercini olan ve Dünyada tanındığı adı; Saya Kelebek “Karakuyruk” Bandırma, Balıkesir, Edincik ve Gönen ilçesinde yoğun bir şekilde bakılmaktadır.
Özelliği uçkun, dalıcı ve dönücüdür. Bunun yanında diğer Kelebek cinsleri de yöremizde ilgi ve sevgiyle beslenmektedir.
Bandırma' nın Saygın siyasetçileri; Yerel Yönetimlere seçilen Belediye Başkanları, meclis üyeleri seçilmiş oldukları kentin yeşil alanlarını planlayarak, halkın evinde beslemeye çalıştığı her tür evcil hayvanların doğal parkları olması gereklidir.
Belediyelerin görevi sadece imar yapmak, yol yapmak, su getirmek ve çöp toplamakla sınırlı değildir.
Derneğimizin değerli üyeleri, hayvanlara sevgisi olan siz değerli Bandırmalı hemşehrilerim. Bandırma Güvercin Türleri Geliştirme ve Kültür Derneği Yönetim Kurulu olarak üyelerimizin beslemiş olduğu karakuyruk güvercinini ve diğer Güvercin ırklarına da sahip çıkarak Türkiye ye daha iyi bir şekilde profosyonel etkinlikler yaparak tanıtmak ve Bandırmamızı temsil etmek olacaktır.
Sevgili; Hz. Nuh, Hz. Muhammet ve Hz. İsa
Eski Ahit’te yer alan efsanelerden biri, Hazreti Nuh ve tufandan bahseder. Yarattığı ademoğlunun yeryüzüne kötülük tohumları saçtığını gören Tanrı, onu bir tufanla cezalandırmaya karar verir. Ve Hazreti Nuh’a bir gemi yapmasını, bu gemiye her temiz hayvandan erkek ve dişi yedişer, her temiz olmayan hayvandan erkek ve dişi ikişer ve kuşlardan da erkek ve dişi yedişer tane almasını söyler. Ardından büyük tufan başlar, Hazreti Nuh ve gemisindeki canlılar hariç, yeryüzü üzerinde yaşayan her şey silinir. Tufan durulduğu zaman Hazreti Nuh, suların çekilip çekilmediğini anlamak için geminin penceresinden bir güvercin salar. Sular çekilmediği için güvercin gemiye döner. Hz. Nuh, yedi gün sonra güvercini tekrar salar. Güvercin bu sefer, ağzında yeni koparılmış zeytin yaprağıyla gelir. O zaman Nuh, suların yeryüzünden çekildiğini anlar. Ağzında zeytin yaprağı tutan "güvercin, o günden bu güne, ümidin ve barışın simgesi olur." Tufanın yok edici gücüne karşı direnen zeytin ağacı ise ölümsüzlüğün.
Yahudilikte geçen bu hikayenin kahramanı güvercin, İslam dininde, Nuh Peygamber'e tufanın sona erdiğini bildiren zeytin dalını getiren güvercin olarak yer alır.
Vaftizci Yahya tarafından vaftiz edilen İsa'nın omzuna Tanrı bir güvercin olarak konar.
Hz.Muhammet'i saklandığı mağaranın önünde yuva yaparak, Kureyşliler'e yakalanmaktan kurtaran da güvercindir; Kısacası dinler tarihinin tümünde ve Anadolu coğrafyasında güvercin en önemli figürlerden biridir.
Hepinize en içten sevgi ve saygılarımı sunuyorum...